« Khilon, Isparta’lı | Home | LATİUM, LATİNCE, LATİNUS »
Posted: admin on Şub 11 | Kategorilenmemiş
Roma’nın Efsanevî Kurucuları..Alba Longa Kralı Numitor’un Kızı Rhea Silvia’nın Oğulları olduklarına inanılır.
Numitor’u Taht’tan indirerek Erkek Kardeşi Amulius, Taht üzerinde Hak iddia edecek Çocuklar doğurmasını engellemek amacıyla Rhea’ta Bekaret Yemini ettirir. Ama Rhea, Savaş Tanrısı Mars’dan Gebe kalarak Romus ve Romulus adlı ikizleri doğurur. Amulius, bebeklerin Tiber Irmağı’nda boğulmasını emreder. Ama Bebekleri taşıyan Sandık Irmak’tan aşağıya sürüklenir ve daha sonra Roma’nın kurulacağı yerde, Kutsal İncir Ağacı Ficus ruminalis’in yakınında duru. Burada, ikisi de Mars’a adanmış olan bir Dişi Kurt ile bir Ağaçkakan Bebekleri emzirip beslerler. Sonunda Çoban Faustulus onları bulur.
Faustulus ve karısı Acca Larentia’nın büyüttüğü ikizler, Serüvenci Gençler’den oluşan bir Çete’nin başına geçerler. Sonunda Amulius’u öldürerek büyükbabalarını tajta çıkarırlar. Daha sonra, lurtarıldıkları yörede bir Kasaba kurarlar. Romulus Kent’i Surlar’la çevirir. Romus surların üzerinden atlayınca Kardeşi tarafından öldürülür.
Romulus zamanla iktidarını sağlamlaştırır ve Kent onun Adını taşır. Kaçak ve Sürgünler’e Sığınma Hakkı tanıyarak Kent’in Nufusunu artırır. Komşu Sabini Kabilesi’ni bir Şenliğe çağırarak Kadınlarına el koyar, Adamlarını Onlarla evlendirir. Kadınlar da Sabini Kabilesi’nin Kent’i zapdetmesini engellerler. İki Halk arasında imzalanan bir Anlaşma’ya göre Romulus, Sabini Kralı Titus Tatius’la birlikte Ülke’yi yönetmeyi kabul eder. Titus Tatius’un Erken ölümü, Romulus’u yeniden Tek Hükümdar durumuna getirir. Uzun süren Hükümdarlığı sonunda bir Fırtına sırasında gizmeli bir biçimde yok olur. Romulus’un bir Tanrı’ya dönüştüğüne inanan Romalılar, Tanrı Quirinus adıyla ona tapmışlardır.
Romus ve Romulus Kökenli Ögeler’in MÖ 300 yıllarda ortata çıktığına inanılır. MÖ 200 lerin sonlarında kayda geçen Efsane Grek ve Roma Kökenli Ögelerin bir karışımını içerir. Grekler, Yer Adlarının Kökenini açıklamak için Geleneksel olarak Efsane Kahramanları yaratmışlardır. Sabini Kadınları’nın kaçırılması öyküsü ise büyük ihtimalle Roma Evlilikleri’ndeki Kız Kaçırma geleneğini açıklamak için uydurulur. Mars’ı öyküye katmakla Romalılar Kökenlerini öenmli bir Tanrı’ya bağlamış oldular.
Roma’nın ilk Dönemlerine ilişkin bilgiler Sınırlı Arkeolojik Bulgular’a, Efsanelere ve Livius gibi daha sonraki Romalı Tarihçiler’in Eserlerine dayanır.İtalya’nın Grek Dünyası ile bağlantısını temsil eden Aineias adlı Mitolojik Kahraman üzerinde geliştirilen öyküler bir bakıma Grek Kolonileri’nin Latium Bölgesinde bıraktığı izleri yansıtır. Romulus Efsanesinin kısmi gerçeklik payı vardır. Livius’a göre Latin Kökenli bir Askeri Şef olan Romulus’un Palatium’a ilk Yerleşme’den Komşu Sabinler’e karşı giriştiği savaş iki halkın kaynaşmasıyla sonuçlandı. Böylece ilk Kralı Romulus olan ve adını ondan alan Devlet ortaya çıktı (MÖ.8.754) Romulus’dan sonra başa geçen Numa Pompilius Dönemi’nde (MÖ 715-673) Roma Dini ilk Biçimini aldı.
Numa’nın ardılı olan Savaşcılığıyla Ünlü Tullus Hostilius (hd MÖ 673-642) Askeri Yapı’yı düzenledi.
Ancus Marcius (hd MÖ 642-617) hala bir Köyler federasyonu görünümünde olan Roma’nın gelişmesini ve büyümesini sağladı. Ama Roma’nın gerçek bir Kent Niteliği kazanması Etrüskler’in Bölgeyi ele geçirmesi ile başlar.
ETRÜSKLER
Efsanevi Kaynaklar’da Roma’nın ilk Etrüsk Kralı Tarquinius Priscus’un (hd.MÖ 616-578) Büyük Çaplı Bayındırlık İşleri gerçekleştirdiği belirtilir. Birçok Tarihçi tarafından, Etrüskler’in Etkisi’ni bulanıklaştırmak amacıyla sonradan araya sokulduğu öne sürülen ve Kökeni bilinmeyen Servius Tullius adlı Kral’ın Kenti Sağlan Surlar’la çevrelediği, Halkı 4 Tribus’a ayırdığı ve Askeri amaçlarla 100 kişilik Topluluklar’dan oluşan Centuria !ları örgütlediği söylenir. Efsane’de Zalim bir Yönetici olarak betimlenen bir başka Etrüsk Kralı Tarquinius Superbus Dönemi’nde Komşu Halklar’a karşı Başarılı Savaşlar yürütüldüğü anlatılır. Gene Efsane’ye göre baskılara karşı ayaklanan Roma Halkı’nın MÖ 509’da Etrüsk Kralı’nı kovarak Cumhuriyet Yönetimi’ni kurmasıyla Krallık Dönemi sona erdi.
Efsane’de aktarıldığı gibi 600 lü yıllarda Üstünlük sağlamakla birlikte Kent’in doğrudan Yönetimimi MÖ 550 dolaylarında üstlenen Etrüskler’in Roma’nın gelişmesine katkısı gerçekte çok daha büyük oldu. Etrüsk Yönetimi’nde hızla gelişen Roma, Latium Bölgesi’nin en güçlü Kenti durumuna geldi. Etrüskler Grek Dünyası’ndan almış oldukları Alfabe’yi, çeşitli paraları, Ölçü Birimleri’ni ve Güzel Sanatlar’ı Romalılar’a da benimsettiler. Tanrılar’ı doğrudan Grek Örnekleri’ne denk düşen Roma Devlet Dini Kurumsal bir Yapı kazandı. Buna karşılık Latince’yi Özgün Dilleri olarak koruyan Romalılar Toplumsal ve Siyasal alanda da Etrüskler’den Bağımsız bir Gelişme göstererek farklı Kurumlar yarattılar.
Roma Toplumu’nun temel dayanağı olan Gensler Ortak bir Ata’ya bağlı Toplulukları kapsıyordu. Her Gens kendi içinde Familia denen Alt Birimler’e ayrılıyordu. Zaman’la Yönetici Gensler’in Üyeleri patrici olarak bilinen ayrıcalıklı bir Sınıf oluşturdu. Gens Örgütlenmesi’nin dışında kalan geniş bir kesim ise Pleb Adıyla Ayrıcalıklar’dan yoksun ikinci bir Sınıf durumuna geldi. Gensler’i temsil eden Siyasal Birimler olarak ortaya çıkan Curia’ların oluşturduğu Comitia Kral’ı seçen ve Yasalar’ı koyan bir Halk Meclisi niteliğini taşıyordu. En Nufüslu Familia Reisleri’nin oluşturduğu Senato’nun da Kralın Seçimini onaylayan bir Organ olarak önemli bir ağırlığı vardı. Kral’ın gücünün dayanağı İmperium denen Yürütme Yetkisi’ydi.
This part could be utilised for showing ads and other stuff
No comments
Jump to comment form | comments rss | trackback uri