<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Antikite</title>
	<link>http://www.antikite.org</link>
	<description>Antikite Hakında Herşey...</description>
	<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 12:21:34 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Sultan Hani (konya)</title>
		<link>http://www.antikite.org/sultan-hani-konya.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/sultan-hani-konya.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 12:21:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/sultan-hani-konya.html</guid>
		<description><![CDATA[
 Herbiri bir harika olan yüzlerce Selçuk kervansarayindan biri de konya Sultan Hani&#8217;dir. Konya.Aksaray arasinda olan bu hani, 1229 yilinda, Selçuklu Sultani Alaaddin Keykubat I yaptirmistir. Bir yangin geçiren bu han, Giyasettin Keyhüsrev zamaninda (1278&#8242;de) onarildi ve genisletildi.
Bu han, birbirine bitisik uzunlamasina iki bloktan olusuyor. Öndeki blokun dogu tarafindaki duvarinda, ince süslerle bezeli mermer bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="post_message_24838"><strong><img src="http://img302.imageshack.us/img302/1198/konyasultanhani7vrhk2.jpg" border="0" /></strong></p>
<p><strong> Herbiri bir harika olan yüzlerce Selçuk kervansarayindan biri de konya Sultan Hani&#8217;dir. Konya.Aksaray arasinda olan bu hani, 1229 yilinda, Selçuklu Sultani Alaaddin Keykubat I yaptirmistir. Bir yangin geçiren bu han, Giyasettin Keyhüsrev zamaninda (1278&#8242;de) onarildi ve genisletildi.</p>
<p>Bu han, birbirine bitisik uzunlamasina iki bloktan olusuyor. Öndeki blokun dogu tarafindaki duvarinda, ince süslerle bezeli mermer bir kapidan büyük dehlize, oradan da hanin avlusuna geçilir. Avlunun sag tarafinda revakli bölmeler, ortasinda bir mescit, solunda da youcularin kaldigi odalar vardir. Daha dar olan arka taraftaki ikinci blok hayvanlara ve esyaya ayrilmistir. Yolcu odalarindan ve hayvanlara ait ahirlardan baska handa, firin, hamam ve erzek depolari da vardir.</p>
<p>Hanin oturtuldugu alan, toplam olarak 4866 metrekareyi bulur. Büyük blok &#8216;yazlik&#8217;, küçük blok &#8216;kislik&#8217; olarak ga adlandirilir. Hanin distan boyu 116,90 metredir. Yazlik kismimin eni 49.35 mç, boyu 67.75 m. Dir. Kislik kisminin boyutlari ise 32ç90 m x 55.15 m. Dir.<br />
Hanin dogu cephesindeki muhtesem mermer kapisinin genisligi 10.70 metredir. Bu kapida bulunan kitabeye göre hanin mimari Muhammed bin Havlan- el- Dimaski!dir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/sultan-hani-konya.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BaĞdat KÖŞkÜ (topkapi Sarayi)</title>
		<link>http://www.antikite.org/bagdat-kosku-topkapi-sarayi.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/bagdat-kosku-topkapi-sarayi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 12:21:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/bagdat-kosku-topkapi-sarayi.html</guid>
		<description><![CDATA[
Topkapi Sarayi&#8217;nin kösklerinden en güzeli Bagdat Köskü&#8217;dür. 1639&#8242;da Sultan 4.Murat tarafindan, Bagdat&#8217;in zaptindan sonra, bu zaferin hatirasina yaptirilmistir. Mimari Kasim Aga&#8217;dir.

Kösk sekiz cephelidir. Dört girinti gört çikinti ve kubbe saçagi ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçagin tavani dörtköse çitalarla yapilmistir ve mermer sütunlar tarafindan tutulkaplama bir küre sarkar.

Köskün üç kapisi ve yirmiiki penceresi vardir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="post_message_24843"><img src="http://img142.imageshack.us/img142/2720/1um3.jpg" border="0" /></p>
<p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2">Topkapi Sarayi&#8217;nin kösklerinden en güzeli Bagdat Köskü&#8217;dür. 1639&#8242;da Sultan 4.Murat tarafindan, Bagdat&#8217;in zaptindan sonra, bu zaferin hatirasina yaptirilmistir. Mimari Kasim Aga&#8217;dir.<br />
</font></font><br />
<font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2">Kösk sekiz cephelidir. Dört girinti gört çikinti ve kubbe saçagi ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçagin tavani dörtköse çitalarla yapilmistir ve mermer sütunlar tarafindan tutulkaplama bir küre sarkar.</font></font></p>
<p><img src="http://img299.imageshack.us/img299/4949/2ho0.jpg" border="0" /></p>
<p>Köskün üç kapisi ve yirmiiki penceresi vardir. Kapilar, pencereler ve dolaplar fildisi ve sedeflerle, duvarlar ve kemerler çinilerle süslenmistir. Köskün bakir ocagi, bu ocagin yanlarindaki gömme gözler, gözlerin çevresindeki çiniler essiz bir sanat eseridir.<br />
<font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2">Bagdat Köskü&#8217;nün güzelligini arttiran özelliklerinden biri de, balkonunun, Istanbul&#8217;un en genis ve en güzel manzarasini kucaklamasidir</font></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/bagdat-kosku-topkapi-sarayi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Iskender Lahdi</title>
		<link>http://www.antikite.org/iskender-lahdi.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/iskender-lahdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 12:20:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/iskender-lahdi.html</guid>
		<description><![CDATA[
Topkapi Müzesi gibi, onun hemen yaninda bulunan Arkeoloji Müzesi de sanat harikalari en güzel örnekleri buradadir.
Eski çagin en güzel eserlerinden biri olan Büyük Iskender&#8217;in lahdi de burada bulunuyor. 1887&#8242;de, Lübnan&#8217;in Sayda Sehri yakinlarinda Türk müzelerinin kurucusu Osman Hamdi Bey tarafindan ortaya çikarilarak Istanbul&#8217;a getirilen bu lahid, en iyi korunmus bir eserdir.
Beyaz ve temiz bir mermerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="post_message_25580"><img src="http://img165.imageshack.us/img165/4128/revankoskdw5.jpg" border="0" /></p>
<p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2">Topkapi Müzesi gibi, onun hemen yaninda bulunan Arkeoloji Müzesi de sanat harikalari en güzel örnekleri buradadir.</p>
<p>Eski çagin en güzel eserlerinden biri olan Büyük Iskender&#8217;in lahdi de burada bulunuyor. 1887&#8242;de, Lübnan&#8217;in Sayda Sehri yakinlarinda Türk müzelerinin kurucusu Osman Hamdi Bey tarafindan ortaya çikarilarak Istanbul&#8217;a getirilen bu lahid, en iyi korunmus bir eserdir.</p>
<p>Beyaz ve temiz bir mermerden yapilan lahdin, ev çatisi gibi üçgen bir kapagi vardir. Lahdin dageri, üzerindeki kabartmak heykellerden ileri geliyor. M.Ö.4. yüzyilda hüküm süren Makedonya Krali Iskender için yapilan bu lahdin uzun yanlarindan birinde Iskender&#8217;in Perslerle yaptigi savas tasvir postu basligi ile ve saha kalkmis atinin üzerinde gösteren bir kabartma var. Sag uçta ise savasan askerler yeraliyor.</p>
<p>Lahdin öbür yaninda bir av sahnesi görüyoruz. Iskender burada atini dörtnal sürerken görülüyor.<br />
Ölçü. Ahenk, güzellil ve anlam bakimindan. Eski çag heykelciliginin saheserlerinden sayilan lahid, seyredenleri hayran birakmaktadir.</font></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/iskender-lahdi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Revan KÖŞkÜ (topkapi Sarayi)</title>
		<link>http://www.antikite.org/revan-kosku-topkapi-sarayi.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/revan-kosku-topkapi-sarayi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 12:20:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/revan-kosku-topkapi-sarayi.html</guid>
		<description><![CDATA[
Topkapi&#8217;daki güzel kösklerden biridir. Sultan 4. Murat tarafindan 1635 yilinda, Revan seferinden sonra yaptirilmistir. Bunu da Mimar Kasim Aga yapmistir. Bu kösk &#8221;Sarik Odasi&#8221; adiyla da anilir. Sultanlarin sariklari burada dururdu.
Bagdat Köskü gibi Revan Köskü de sekiz cepheli veya sekiz çikintilidir. Kubbesi altin ve boya ile nakislandirilmistir. Uç çikintilarinin tavani ise deri üzerine islenöistir. Dördüncü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="post_message_25578"><img src="http://img224.imageshack.us/img224/5937/revankoskmh2.jpg" border="0" /><br />
<font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2">Topkapi&#8217;daki güzel kösklerden biridir. Sultan 4. Murat tarafindan 1635 yilinda, Revan seferinden sonra yaptirilmistir. Bunu da Mimar Kasim Aga yapmistir. Bu kösk &#8221;Sarik Odasi&#8221; adiyla da anilir. Sultanlarin sariklari burada dururdu.</p>
<p>Bagdat Köskü gibi Revan Köskü de sekiz cepheli veya sekiz çikintilidir. Kubbesi altin ve boya ile nakislandirilmistir. Uç çikintilarinin tavani ise deri üzerine islenöistir. Dördüncü çikintida güzel bir ocak bulunuyor. Aydinligin artmasi için üst üste pencerelerden baska kubbede de dört penceresi vardir. Çikintilardan ikisi kütüphanedir. Köskün içinde öilehaneyi andiran basik ve küçük bir oda daha görülür. Tavaninda bazi beyitler bulunmaktadir. Çift kanatli pencereleri sedef ve kaplumbaga sirti seklinde süslenmistir. Bugün köskün ortasinda duran mangal,Fransa Krali XV. Louis&#8217;nin 1.Mahmut&#8217;a hediyesidir.</font></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/revan-kosku-topkapi-sarayi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kervan Saraylar</title>
		<link>http://www.antikite.org/kervan-saraylar.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/kervan-saraylar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 12:20:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/kervan-saraylar.html</guid>
		<description><![CDATA[Sultan Hanı (Alaeddin Kervansarayı)

Aksaray&#8217;a 40 km. uzaklıkta ve Sultanhanı kasabasındadır. Selçuklu kervansaraylarının en büyüğü ve en güzelidir. I. Alaeddin Keykubat tarafından 1229 yılında yaptırılmıştır, bir yangından sonra 1278&#8242;de onarılarak genişletilmiştir. Mimarı Muhammed bin Havlan el-Dimışki&#8217;dir. 50&#215;110 m.ebatında bir plan üzerine yapılmıştır. Yazlık ve kışlık olmak üzere iki bölümdür. Taçkapısının bezemeleriyle ünlüdür.
Rüstem Paşa Kervansarayı

Edirne&#8217;dir. 1554 tarihinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sultan Hanı (Alaeddin Kervansarayı)</strong></p>
<p><img src="http://img172.imageshack.us/img172/2945/revankoskkr1.jpg" border="0" /></p>
<p>Aksaray&#8217;a 40 km. uzaklıkta ve Sultanhanı kasabasındadır. Selçuklu kervansaraylarının en büyüğü ve en güzelidir. I. Alaeddin Keykubat tarafından 1229 yılında yaptırılmıştır, bir yangından sonra 1278&#8242;de onarılarak genişletilmiştir. Mimarı Muhammed bin Havlan el-Dimışki&#8217;dir. 50&#215;110 m.ebatında bir plan üzerine yapılmıştır. Yazlık ve kışlık olmak üzere iki bölümdür. Taçkapısının bezemeleriyle ünlüdür.</p>
<p><strong>Rüstem Paşa Kervansarayı</strong></p>
<p><img src="http://img172.imageshack.us/img172/8859/revankoskeq0.jpg" border="0" /></p>
<p>Edirne&#8217;dir. 1554 tarihinde Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan&#8217;a yaptırılmıştır. İki katlıdır. Birinci katta 39, ikinci katta 41 odası vardır. 1972 yılında restore edilerek otel olarak kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p><strong>Kapalıçarşı</strong></p>
<p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2"><strong>Hanlar, Kervansaraylar, Çarşılar, Bedestenler</strong></font></font></p>
<p><img src="http://img139.imageshack.us/img139/3476/revankoskzo5.jpg" border="0" /></p>
<p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2"><strong>Kapalıçarşı<br />
</strong>İstanbul Kapalıçarşısı Fatih tarafından kurulmuş, Kanuni döneminde (1520-1566) büyütülmüş, 1701 yılında bugünkü planıyla inşa edilmiştir.</font></font></p>
<p><img src="http://img139.imageshack.us/img139/2923/revankoskoq4.jpg" border="0" /></p>
<p><strong>Mısır Çarşısı</strong></p>
<p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2"><strong>Hanlar, Kervansaraylar, Çarşılar, Bedestenler</strong></font></font></p>
<p><img src="http://img139.imageshack.us/img139/2831/revankoskcf8.jpg" border="0" /></p>
<p><strong>Mısır Çarşısı<br />
</strong><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2">İstanbul&#8217;da Eminönü&#8217;ndedir. IV. Mehmet&#8217;in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından Yeni Cami&#8217;ye vakıf olarak yaptırılmıştır. Yapımına Mimar Kasım Ağa başlamış, 1660 yılında Mimar MustafaAğa tarafından tamamlanmıştır. Plan I, şeklindedir. Altı kapısı ve 86 dükkanı bulunmaktadır. Son şeklini 1943 restorasyonunda almıştır.</font></font><br />
<img src="http://img139.imageshack.us/img139/3020/revankosknx9.jpg" border="0" /></p>
<p><strong>Edirne Bedesteni </strong></p>
<p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2"><strong>Hanlar, Kervansaraylar, Çarşılar, Bedestenler</strong></font></font><br />
<img src="http://img172.imageshack.us/img172/1986/revankoskwy9.jpg" border="0" /></p>
<p><strong>Edirne Bedesteni</strong><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2"><br />
Çelebi Sultan Mehmet tarafındanEski Cami(Cami-i Atik)&#8217;ye gelir temini amacıyla yaptırılmıştır.(XV. yüzyıl)</font></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/kervan-saraylar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bursa Kalesİ</title>
		<link>http://www.antikite.org/bursa-kalesi.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/bursa-kalesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 12:20:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/bursa-kalesi.html</guid>
		<description><![CDATA[
Kale surlarına ait bir burç
BURSA KALESİ
Bithynialılar zamanında yapılmaya başlanan kale daha sonra ihtiyaç duyuldukça Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğunca çeşitli onarımlara tabi tutulmuştur.
Surlarda görülen kiklopien taşların önemli kısmı Roma devrine ait sütunlar, lahit parçaları, adak mezar steli, heykel kaideleri, şeref kitabeleridir. Bunlar hisar kapının doğusunda yoğunluk kazanmaktadır. Surların sadece güney kısmındakiler çift duvarlı ve beş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img183.imageshack.us/img183/5092/kaleex6.jpg" border="0" /><br />
<em>Kale surlarına ait bir burç</em></p>
<p>BURSA KALESİ<br />
Bithynialılar zamanında yapılmaya başlanan kale daha sonra ihtiyaç duyuldukça Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğunca çeşitli onarımlara tabi tutulmuştur.<br />
Surlarda görülen kiklopien taşların önemli kısmı Roma devrine ait sütunlar, lahit parçaları, adak mezar steli, heykel kaideleri, şeref kitabeleridir. Bunlar hisar kapının doğusunda yoğunluk kazanmaktadır. Surların sadece güney kısmındakiler çift duvarlı ve beş köşeli burçlarla sağlamlaştırılmıştır.<br />
1326 yılında Bizanslılardan alınan Bursa&#8217;nın surları Orhan Gazi tarafından üç köşeli burçlarla takviye edilmiştir. Çakır Ağa Hamamı ile Tophane arasında biri silindir gövdeli, ikisi üç köşeli büyük burç kalıntıları vardır. Bunların arasında yer alan Hisar Kapı 1855 yılındaki depremde yıkılmıştır. Buradan doğuya dönen surlar, evin bahçe duvarlarına temel vazifesi yapmıştir<br />
Yıldız Kahve&#8217;den güneye uzanan surlarda yuvarlak kemerlerle mazgal delikleri görülmektedir. Kahvenin önünde Kaplıca Kapı yer almaktadır. Yıkık duvarlar halinde devam eden surlar, Zindan Kapıya bağlanmaktadır. Zindan Kapı yanındaki köşeli burç Çelebi Sultan Mehmet tarafından 1418 yılında yaptırılmıştır. Zindan Kapıdan Üftade&#8217;ye kadar nisbeten sağlam devam eden surlar, Pınarbaşı Kapısı&#8217;na oradan da Üftade yanındaki Yer Kapı&#8217;ya ve tekrar Çakır Ağa Hamamı karşısında bağlanmaktadır. Pınarbaşı Kapı ile Zindan Kapı arasında birbirine paralel uzanan surların kesme taşlı bölümleri yerlerinden sökülmüş olduğundan şimdi sadece moloz taştan kireç kum harcı ile örülmüş kısımları ayaktadır. Pınarbaşı Kapı ile Zindan Kapı arasındaki ön surlar, evler arasında kaybolmuştur. Diğer sur kalıntılarında ise bu kısımda yapılan evlere giriş kapıları ve boşluklar Osman Gaz oluşturulmak maksadı ile tahribatlar yapılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/bursa-kalesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TarİhÇe (antalya)</title>
		<link>http://www.antikite.org/tarihce-antalya.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/tarihce-antalya.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 12:19:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/tarihce-antalya.html</guid>
		<description><![CDATA[
Yapılan arkeolojik kazılar sonunda elde edilen bulgulardan Antalya ve bölgesinde, günümüzden 50 bin yıl önce insanların yaşadığı kanıtlanmıştır. Bu kanıtlar Antalya”nın 27 km. kuzeybatısında, Yağcıköy sınırları içindeki Karain Mağarasında bulunmuştur. Karain Mağrasında Paleolitik, Mezolitik, Neolitik, Kalkolitik ve Bronz Çağlarına ait kalıntılar elde edilmiştir.
Anadolu”ya Kafkasya”dan İran ve Mezopotamya yolu ile geldiği sanılan Hitit”ler İ.Ö. 2500-1200 yılları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img80.imageshack.us/img80/9374/antmt0.jpg" border="0" /></p>
<p>Yapılan arkeolojik kazılar sonunda elde edilen bulgulardan Antalya ve bölgesinde, günümüzden 50 bin yıl önce insanların yaşadığı kanıtlanmıştır. Bu kanıtlar Antalya”nın 27 km. kuzeybatısında, Yağcıköy sınırları içindeki Karain Mağarasında bulunmuştur. Karain Mağrasında Paleolitik, Mezolitik, Neolitik, Kalkolitik ve Bronz Çağlarına ait kalıntılar elde edilmiştir.</p>
<p>Anadolu”ya Kafkasya”dan İran ve Mezopotamya yolu ile geldiği sanılan Hitit”ler İ.Ö. 2500-1200 yılları arasında Anadolu”da egemenliklerini sürdürmüşlerdir. İ.Ö. 2000-1400 yıllarındaki durumu gösteren tarih haritalarında Antalya Bölgesi büyük Hitit krallığı içinde kalmaktadır.</p>
<p>İ.Ö. XIII. ve XII. yüzyıllarda Trakya”dan gelen kabileler Hitit uygarlığına son vermişlerdir. Antalya Bölgesinde Pamfilya, Likya ve Kilikya gibi kent devletleri ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bugünkü Antalya ili, Pamfilya”nın tamamını, Pisidya”nın güneyini, İsaurya ve Kilikya”nın batısını ve Likya”nın doğusunu içine almaktadır.</p>
<p>O devirde bölge halkı, kökenleri tam olarak bilinmeyen çeşitli Anadolu kavimleri ve Frig”ler denen Trakya kavimleri gibi farklı kavimlerden oluşmaktaydı. Yunanca kökenli olan Pamphylia sözcüğü, ”çok” anlamı taşıyan ”pan” ve ”soy” anlamına gelen ”phyle” sözcüklerinin birleşmesinden oluşmaktadır.</p>
<p>İ.Ö. XII. ve VIII. yüzyıllarda Yunanistan”dan Anadolu”ya 2 dalga göç olmuş ve bu göçler sonucu çok sayıda kent ve uygarlık merkezi oluşmuştur. Günümüzde bunlardan 100”e yakını Antalya sınırları içerisinde bulunmaktadır.</p>
<p><img src="http://img220.imageshack.us/img220/6305/antli1.jpg" border="0" /></p>
<p>İ.Ö. VII. yüzyıldan 546 yılına kadar bölgede süren Lidya egemenliği yerini İ.Ö. 546 yılında Pers egemenliğine bırakmıştır. Makedonya Komutanı Büyük İskender, bölgedeki Pers egemenliğine İ.Ö. 336 yılında son verir. Bölgedeki bütün kentleri (Termessos gibi bazı istisnalar dışında) alır. İskender İ.Ö. 323 yılında ölünce, generalleri arasında uzun yıllar süren savaşlar başlar. Bu savaşlar İ.Ö. 188 yılına kadar sürer. Bu tarihte Selökid Kralı III.Antiokhos, Bergama Kralına yenilmiş ve Apamea barışı yapılmıştır. Bergama kralı II.Attalos (İ.Ö.159-138) mevcut kenti onartmış ve Antalya kentinin bilinen tarihi başlamıştır. O tarihten itibaren kent Attalaia adıyla bilinmekte, daha sonra Adalia ve Adalya gibi isimler alarak günümüze Antalya olarak ulaşmaktadır.</p>
<p>İ.Ö. 133 yılında Bergama Krallığı, Roma İmparatorluğu”na katılır. Bundan sonra bölgede korsanların ve korsanlara ait küçük kentlerin önemli rol oynadığı bir devir başlar. Bu küçük güçler, Pontus Kralı Midridat”ın komutasında İ.Ö. 88 yılında birleşerek Romalı” ları Anadolu”dan çıkarırlar. Fakat bu durum uzun sürmemiş, İ.Ö. 65 yılında Pompeus Anadolu”ya saldırarak korsan şehirleri egemenliği altına almıştır. Roma Kralı Antonius, Coracesium (Alanya) ve çevresini Kleopatra”ya, Suriye, Kilikya ve Fenike”yi ise Kleopatra”nın oğluna vermiştir. İ.Ö. 32 yılında bölge tekrar Roma”ya bağlanmıştır.</p>
<p>Cladius İ.S. 43 yılında Pamfilya ve Likya”yı birleştirerek bir krallık haline getirmiştir. İ.S. II. ve III. yüzyıllarda Antalya, tarihinin en görkemli gelişmesini yaşar. İ.S. II. yüzyıldan itibaren bölgede hıristiyanlığın yayılmaya başladığı görülür. Bizans egemenliği sırasında, İ.S. V. ve VI. yüzyıllara kadar Antalya”nın yeni bir gelişme devri geçirdiği bilinmektedir. Bu yüzyıllarda kent, surların dışına kadar taşmıştır.</p>
<p>İ.S. VII. yüzyıldan itibaren bölgede müslüman arapların etkili olmaya başladığı görülür. Bölge, İslam egemenliğine 1085 yılında ve Anadolu Selçukluları”ndan Süleyman Şah zamanında geçmiştir. Ondan önce İ.S. 860 yılında Amiral Karinoğlu Fazl Antalya”yı almışsa da kısa bir süre sonra kent tekrar Bizans”a geçmiştir.</p>
<p><img src="http://img220.imageshack.us/img220/3380/antel8.jpg" border="0" /></p>
<p>1103 yılında Bizans İmparatoru Alexius Komnenos Antalya”yı ele geçirmişse de kent kısa süre sonra tekrar Türk”lere geçmiştir. Bu tür el değiştirmeler 6 kez tekrarlanmıştır. 1120-1206 yılları arasında Antalya Bizans”da kalmıştır.</p>
<p>1206 yılında Sultan I.Gıyaseddin Keyhüsrev Antalya”yı alır. Ölümü üzerine kent tekrar hıristiyanların eline geçmiş, fakat oğlu Keykuvas kısa bir süre sonra geri almayı başarmıştır.</p>
<p>Selçuklu”lar İlhanlı baskısına daha fazla dayanamayıp zayıflayınca Anadolu”da bağımsız beylikler devri başlamıştır. Bu devrede Antalya 95 yıl süre ile bağımsız bir beylik olarak kalmıştır. Hamidoğulları soyundan gelen Teke Beyleri 1308-1426 yılları arasında, bölgede Teke Beyliği egemenliğini sürdürmüşlerdir.</p>
<p>Antalya”nın Osmanlı denetimine girişi ile ilgili kaynaklarda farklı görüşler ileri sürülmektedir. Bazı kaynaklarda, Antalya”nın I.Murat zamanında ve 1391 yılında Osmanlı topraklarına katıldığı belirtilmektedir. Diğer bazı kaynaklar ise bölgeyi Yıldırım Beyazid”in aldığını ve Antalya”yı oğlu Sultan Murad”a hediye ettiğini ileri sürmektedir. Birinci Dünya Savaşı”na kadar Osmanlı yönetiminde kalan Antalya, Teke Sancağı”na bağlı önemli bir liman kenti olarak varlığını sürdürmüştür.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı sonrasında, 29 Nisan 1919”da Antalya ve çevresi İtalyan”lar tarafından işgal edildi. İşgal sırasında İtalyanlar” la yerli halk arasında çatışma olmaması için büyük gayret harcandı. Kurtuluş Savaşı sırasında Antalya ve bölgesi gönüllü asker ve maddi yardımla batı cephesindeki savaşlarda ulusal güçlere destek olmuştur. İtalyan” ların özellikle istihbarat konusunda Türk” lere yardımcı oldukları bilinmektedir. İtalyan işgali 1921 yılının ortalarında kalkmaya başlar. 5 Temmuz 1921 de ise Antalya İtalyan işgalinden tamamen kurtulur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/tarihce-antalya.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TarİhÇe (ankara)</title>
		<link>http://www.antikite.org/tarihce-ankara.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/tarihce-ankara.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 12:19:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/tarihce-ankara.html</guid>
		<description><![CDATA[
Ankara’nın ilk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bölgede yapılan araştırmalar, kentin Paleolitik Çağ’dan itibaren yerleşme alanı olduğunu göstermektedir. Kızılcahamam yöresinde yapılan araştırmalarda; Paleolitik Çağ’a ait buluntulara rastlanmış olup, Eti Yokuşu, Ahlatlıbel, Karaoğlan ve Koçumbeli’nde de Eski Tunç Çağı’na ait buluntular ortaya çıkarılmıştır.
Hitit eserlerinde sık sık rastlanan Ankuva, muhtemelen bugünkü Ankara kentinin bulunduğu yerdir. Mürtet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="post_message_25706"><img src="http://img83.imageshack.us/img83/8792/antqe7.jpg" border="0" /></p>
<p>Ankara’nın ilk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bölgede yapılan araştırmalar, kentin Paleolitik Çağ’dan itibaren yerleşme alanı olduğunu göstermektedir. Kızılcahamam yöresinde yapılan araştırmalarda; Paleolitik Çağ’a ait buluntulara rastlanmış olup, Eti Yokuşu, Ahlatlıbel, Karaoğlan ve Koçumbeli’nde de Eski Tunç Çağı’na ait buluntular ortaya çıkarılmıştır.<br />
Hitit eserlerinde sık sık rastlanan Ankuva, muhtemelen bugünkü Ankara kentinin bulunduğu yerdir. Mürtet Ovası yakınındaki Bitik’te Hitit yerleşmesi ve Haymana ilçesi yakınlarındaki Gâvurkale’de Hitit dönemine ait önemli bir kutsal yerleşim bulunmaktadır.<br />
Ankara’nın kent olarak ilk kuruluşu Phyrigia dönemindedir. Phyrigia’nın başkenti Gordion bugünkü Ankara sınırları içinde kalmaktadır ve İç Anadolu’nun en önemli antik kentlerinden birisidir. Efsanelere göre Ankara’yı da büyük Phyrigia Kralı Midas kurmuştur. Phyrigialılar buraya gemi çapası anlamına gelen “Ankyra” adını vermişlerdir. Yörede bulunan tümülüsler, özellikle M.Ö. 750-500 yılları arasında Ankara yöresinde Phyrigia yerleşmesinin önemini göstermektedir.<br />
Phyrigia Devleti’nin yıkılmasından sonra Lydialıların ve daha sonra Perslerin hâkimiyetine geçen kentin Pers Kralı I. Dareios döneminde (M.Ö. 522-486) yapılmış olan ünlü kral yolu üzerinde küçük bir ticaret merkezi olduğu bilinmektedir. Aradan iki asır geçtikten sonra Büyük İskender, Anadolu’daki Pers hâkimiyetine son vermiştir.<br />
M.Ö. 278-277 yılında Avrupa’dan Anadolu’ya gelen Galatların bir kolu olan Tektosagların Ankara’yı başkent yaptıkları bilinmektedir. Ankara Kalesi’nde görülen ilk yapı bu devirden kalmadır.<br />
Roma İmparatoru Augustus M.Ö. 25 yılında kenti Galatlardan alarak bu bölgeyi Roma’nın bir eyaleti olarak Roma İmparatorluğu’na bağlamış ve Ankara’yı Galatia’nın başkenti yapmıştır. 1. ve 2. yüzyıllarda Ankara, Anadolu’da Roma yol ağının çok önemli bir kavşağı niteliğini kazanmış, yönetimsel ve askeri işlevleri gelişmiş bir kenttir. Roma İmparatorluğu’nun zayıflaması ile 3. yüzyılda Ankara önemini kaybetmiştir. Daha sonra Bizans İmparatorluğu’nun eline geçen kent 334-1073 yılları arasında Bizans İmparatorluğu’nun hâkimiyeti altında kalmıştır.<br />
1071 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Malazgirt’te Bizans ordusunu yenmesinden sonra 1073 yılında Ankara Türklerin eline geçmiştir. Bu tarihten başlayarak Osmanlılar tarafından Anadolu’nun siyasal birliğinin kurulmasına kadar geçen sürede kent, Türk beylikleri, Bizans ve Moğol egemenliği altında değişik dönemler geçirmiştir. 1300’lü yıllardan başlayarak Ahi merkezlerinden biri olarak ticari işlevlere sahip olan Ankara, Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselme döneminde de önemli bir ticaret merkezi olmaya devam etmiştir. Ankara’daki Ahi örgütü, kervanların ve ordunun deri ve demirden yapılmış malzeme gereksinimini karşılıyor ve aynı zamanda İç Anadolu’da geniş bir bölgede üretilen tiftik Ankara’da işleniyordu. 19. yüzyıla kadar önemini koruyan Ankara, daha sonra önemini yitirmeye başlamış, kentin 1892 yılında bir demiryolu ile İstanbul’a bağlanması da bu durgunluğu çözememiştir. 20. yüzyılın başında yaşanan savaşlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışı ve 1917 yangınının da etkisi ile daha da gerileyen kent, Kurtuluş Savaşı sırasında yeniden önem kazanmaya başlamıştır.</p>
<p>Kurtuluş Savaşımızın idare edildiği bir merkez olarak, adı milli mücadelemizin sembolü haline gelen Ankara 13 Ekim 1923’te başkent olmuştur.</p>
<p><img src="http://img95.imageshack.us/img95/1455/4qi4.jpg" border="0" /></p>
<p><img src="http://img95.imageshack.us/img95/3290/3vl9.jpg" border="0" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/tarihce-ankara.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mevlana TÜrbesİ</title>
		<link>http://www.antikite.org/mevlana-turbesi.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/mevlana-turbesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 12:18:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/mevlana-turbesi.html</guid>
		<description><![CDATA[
Selçuk mimarisinin ve &#8216;türk çadiri&#8217; türünün en güzel örneklerinden biri de Konya&#8217;daki Mevlana Türbesi&#8217;dir. Mimar Tebrizli Bedretten tarafindan 1274 yilinda yapilan bu türbenin kubbesi 16 dilimden olusan bir huni seklindedir. Içi disi çini döseli, duvarlari çok degerli yazilarla süslüdür.
Türbe Selçuklular devrinde yapildi, 16 dilimli yivli külahi Karamanogullari zamaninda eklendi. Daha sonra Osmanlilar türbeyi bir mescit, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="post_message_25707"><img src="http://img223.imageshack.us/img223/9812/mevlana1su3.jpg" border="0" /></p>
<p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2">Selçuk mimarisinin ve &#8216;türk çadiri&#8217; türünün en güzel örneklerinden biri de Konya&#8217;daki Mevlana Türbesi&#8217;dir. Mimar Tebrizli Bedretten tarafindan 1274 yilinda yapilan bu türbenin kubbesi 16 dilimden olusan bir huni seklindedir. Içi disi çini döseli, duvarlari çok degerli yazilarla süslüdür.</p>
<p>Türbe Selçuklular devrinde yapildi, 16 dilimli yivli külahi Karamanogullari zamaninda eklendi. Daha sonra Osmanlilar türbeyi bir mescit, semahane ve sadirvanla zenginlestirdiler. Cumhuriyet devrinde türbe onarildi ve etrafi açildi. Her devirde ihtimam gördü. Çünkü burada büyük Türk mutasavvifi ve sairi Mevlana Celaleddin Rumi yatiyor.</p>
<p>Aslinda onun asil yeri ariflerin gönülleridir. Bir beyitinde söyle diyor:</font></font></p>
<p align="center"><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2"><strong>Ölümümüzden sonra mezarimizi yerde arama<br />
Ariflerin gönüllerindedir mazarimiz bizim</strong> </font></font></p>
<p align="left"><img src="http://img223.imageshack.us/img223/3111/mevlanaturbeac2.jpg" border="0" /><br />
<font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="2">Yedi asirdan fazla bir zamandan beri gönüllerde yasayan, eserleri hemen hemen bütün dillere tercüme edilen Mavlana&#8217;nin türbesi, Anadolu&#8217;nun silinmez tapu senetlerinden biridir.</p>
<p>Türbenin harika anitlarimizdan biri olusu yalniz mimari özelliginden ileri gelmiyor. Bir müze haline getirilen bu yerde Selçuk sanatinin hali, kilim, kumas örnekleri: mavlevi sanatinin çok degerli eserleri, neyler, kudümler sergilenir. Türbedeki ceviz sanduka Selçuk oymaciliginin bir saheseridir. Bu sandukanin bas tarafinin yüksekligi 2,65, ayak tarafinin yüksekligi 2,13, uzunlugu da 2,91 metredir.</font></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/mevlana-turbesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çİnİlİ KÖŞk</title>
		<link>http://www.antikite.org/cinili-kosk.html</link>
		<comments>http://www.antikite.org/cinili-kosk.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 12:17:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihi Eserler ve Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antikite.org/cinili-kosk.html</guid>
		<description><![CDATA[
Arkeoloji Müzesi karşısındaki iki katlı enteresan binadır. Fatih Sultan Mehmet&#8217; in Topkapı Sarayında yaptırttığı ilk binadır. 1472 Tarihli yazlık köşk, sütunlarla hareketlendirilmiş cephesi, eyvanlı terası ve kesme çini dekoru ile Selçuklu tesirinde bir erken Osmanlı örneğidir. Giriş duvarında uzun kitabe yer almıştır. Giriş bölümü, üzeri kubbeli bir mekan olup, yanlarda tonozlu odalar yer vardır. 13-19 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="post_message_25708"><img src="http://img83.imageshack.us/img83/5424/947wc3.jpg" border="0" /></p>
<p>Arkeoloji Müzesi karşısındaki iki katlı enteresan binadır. Fatih Sultan Mehmet&#8217; in Topkapı Sarayında yaptırttığı ilk binadır. 1472 Tarihli yazlık köşk, sütunlarla hareketlendirilmiş cephesi, eyvanlı terası ve kesme çini dekoru ile Selçuklu tesirinde bir erken Osmanlı örneğidir. Giriş duvarında uzun kitabe yer almıştır. Giriş bölümü, üzeri kubbeli bir mekan olup, yanlarda tonozlu odalar yer vardır. 13-19 yy. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait seramik ve çiniler kronolojik sıralı sergilenmiştir 16 yy. İznik yapımı çiniler müzenin önemli eserleridir.</p>
<p><!-- / message -->  <!-- Adsense Reklam3 --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antikite.org/cinili-kosk.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
